Bu Tiyatrodaki Rolün Ne? [Youtube]

Yasemin: Hoş geldin Esen’ciğim.

Esen: Hoş bulduk.

Yasemin: Evet ebeveynlik becerileri bölümünü seninle yapalım demiştik bu Youtube videolarının. Ne yaptın, bir hazırlık yaptın mı, soruların mı var, bir şey mi anlatacaksın?

Esen: Aslında bugün şeyi konuşmak istiyorum ben, ebeveynlik statüsünü ve rolünü. Biz ebeveynliği böyle hayata, ebeveyn olduktan sonra nen ya da baba, baya bir kimlik gibi giyiyoruz ve anne anne anne, baba baba baba dolaşıyoruz ortalarda. Aslında bu hayatımızdaki rollerden sadece bir tanesi. Annelik bir rol. Nasıl doğduğumuzda önce evlat oluyoruz, ondan sonra biraz büyüyoruz işte arkadaş oluyoruz. 2-3 yaşında başlıyoruz arkadaş olmaya, ondan sonra biraz büyüyoruz öğrenci oluyoruz. Böyle hayatımıza ufak ufak roller gelmeye başlıyor ve o davranışları yapıyoruz. Ta ki ondan sonra genç oluyoruz falan derken sonra evlilik başlıyor, orada eş oluyoruz. Çalışma hayatı başlıyor çalışan oluyoruz. Bunun yanı sıra bir yeğeniz kuzeniz, ondan sonra bir sürü akrabalık ilişkilerinden doğan rollerimiz de var evladız ve ta ki bu rol ne zaman anne babalık geliyor, orada o sanki bir rol değilmiş de bir kimlik gibi hayatımızın ortasına dan diye iniyor.

Yasemin: Çok doğru.

Esen: Ve, ben fark ettim ki aslında biz bunun bir rol olduğunu yani evlat olma, öğrenci olma, çalışan olma, işveren olma gibi sadece bir, onlardan bir tanesi olduğunu fark etsek şu anne babalıkla ilgili omuzlarımıza konan şu yükler var ya onlardan kurtulacağız.

Yasemin: Evet, çok haklısın. Çok güzel bir yere geldin. Şimdi bu kitabın arkasında, theatrum mundi yazıyor. Bu theatrum mundi Antik Yunan’da bütün dünyayı komple bir tiyatro görüyorlar, mundi yani dünya tamamı ve yaptıkları her şeyi de rol olarak görüyorlar. Mesela savaşıyorlar ama savaşma da sanki bir şeyin, yani bir performans gibi. Her şeyi öyle görüyorlar ve aslında o kadar sağlıklı ki öyle görmek. Ben hep derim ki annelik rolünü çok iyi oynayın ama rol olduğunu bilin. Yani bir tarafınızla da onu bilin. Yani çok da kaptırmayın o role. Demin de onu diyorduk mesela, deminki çektiğimiz videoda, arkadaşımız bi sahnede takılı kalmıştı, mesela tiyatroda oynadığı role takılı kalmıştı. Tiyatroda davulcu Mehmet Efendi’yi oynuyorsa, eve gittiğinde onu oynamaya devam ederse nasıl olmazsa, o o sahnede kaldı, bitti orada demesi lazım olduğunu anladı. Aynı şekilde anneliğimizin ve babalığımızın da tabii ama ben annelik için konuşayım şöyle bir durumu var. Erving Goffman’ı okudun belki de Damga’yı yazan. Rollerle ilgili çok şey yapar. Der ki mesela gün içinde de değişik rollere girip çıkıyoruz.

Esen: Hatırlayacağım birazdan.

Yasemin: Mesela doktor. Doktor ve otorite rolünde ama annesine uğruyor, annesi ona evladım ne yersin diyor ve çocuk rolüne bile giriyor icabında. Gün içinde bile girip çıkıyoruz. Bunun dediğin gibi hakikaten sadece rol olduğunu bilsek.

Esen: İşte o zaman o rol olduğunu bilsek, aslında rolün getirdiği bazı davranışlar var. Yani rolün gereklilikleri var. İşte o zaman o rolün gerekliliklerini yapmak kadar kendimizi zorlarız.

Yasemin: Aynen.

Esen: Bu demin, senin kitabında beni en etkileyen şeylerden bir tanesi bu söz olmuş. Tam ben bunu okuduğum sırada senin kitabını okurken. Okurken demek şey geliyor, yerken

Yasemin: Canım, birkaç kere okurken…

Esen: Ne kadar çok çizmişsin demişti oğlum. Okurken benim oğlum bana dedi ki, biliyorsun 6 yaşında, anne dedi biliyor musun dedi, burası aslında Allah’ın dedi yarattığı bir tiyatro sahnesi dedi. Biz burada böyle rollerimiz var dedi ve dedi biz o rolleri oynuyoruz gibi hissediyoruz dedi. Ben ona dedim ki peki bu rolleri kim yazıyor. Ondan sonra ne dedi biliyor musun? Çok güzeldi. Bazen ben, bazen Allah dedi.

Yasemin: Ah çok güzel, çok güzel.

Esen: Ve hakikat bu hakikaten ve biz ne zaman bunun rol olduğunu gerçekten inanıp bunu yaşarsak o zaman işte bu yükten kurtulmuş oluyoruz şöyle bakıyoruz. Aaa bugün rolümde neyi daha iyi yapabilirdim. Şimdi ben bir seminere katılıyorum, akşamları 20.30-22.00 arası online. Benimkiler o saatte yatmaya hazırlık. Dün onlara dedim ki, benim bu akşam seminerim var. Onlar 9 da yatıyorlar. Ben bilgisayarın başına geçtiğimde sessiz olun. Sonradan ben size yatın dediğimde sessizce yatın. Ben böyle dememişim gibi o saatten sonra evde acayip bir gürültü çıkmaya, bir kaos yaşanmaya başladı. Tamamen bana biz burdayızı fark ettirmek yani. Her neyse sonra da ilerledi saat. Yattılar vs. evin o arka tarafı savaş alanı. Ben sonra mesela şöyle düşündüm. Bu rolde neydi yanlış olan. Bugün Esen2in annelik rolünde yanlış olan bir şey vardı ki bu çocuklar aslında tepkisel bir davranıştı. O davranış tepkiseldi ve şunu fark ettim ki ben okuldan onları 16.30’da alıyorum ve o aradaki zamanda onlarda birebir, etki tepkili olan kaliteli zaman geçirseydim, onların bana olan ihtiyaçları bitecekti ve o zamanda çok güzel odalarına çekilip belki oyun oynayacaklardı, belki gidip direkt yatacaklardı. Fakat o ihtiyacı alamadıkları için, ben de kendimi kapattığım ve başka bir şeye ilgimi veriyorum mesajı verdiğim için o ilgili almak adına çok üst seviyede çaba sarf ettiler. Şimdi eski Esen ne yapardı bununla ilgili nasıl düşünürdü? 1. Çok sinirlenirdim onlara. Niye onlara sinirleniyorsak?

Yasemin: İşte bir şey istedim, bir şey söyledim. Kendim için bir şey yapmak istiyorum diye sinirleniyor anne.

Esen: Sonra kendime çok kızardım. Böyle bir şeyi çocukların uyku saati olmadan yapıyorsun da…

Yasemin: Suçlanma duygun devreye girerdin. Zaten annelik komple suçlanma duygusunun barometresini yükselten bir şey.

Esen: Evet, ondan sonra bir sürü daha böyle aslında tamamen kendi yüklediğim anlamlardan nahoş duygular yaşardım ama şimdi onu rol olarak aldıktan sonra bende şu değişti, bir saniye nasıl çıktım bu rolde. Ondan sonra da diyorum ki bugün iyiydi, ya da yarın bunu yap.

Yasemin: Çok güzel. Bu bir de farkındalık işte. Ne yaptığını fark ederek yürümek hayatın içinde.

Esen: Evet. Bu rol algısı benim hayatımda bu rahatlığı getirdi. Özellikle annelik tarafı aslında her şeyde… annelik tarafı, çok daha olumlu duygularda kalmayı sağladı.

Yasemin: Bir de şöyle bir şey oluyor. çocuk lüzumsuz bir şey yapmıyor yani bizimle inatlaşmak için veya kötü olduğu için falan değil hakikaten dediğin gibi bir ihtiyacı olduğu için yapıyor. Huysuzluğu da, durup dururken ağlamayı da bir şey atmayı da dikkat çekmek için çünkü o sırada o almak istediğini alamamış ve o şekilde de belirtiyor. Karşına geçip biliyor musun bugün se n bana bu bu demeyi bilmediği için o tarzda gösteriyor. Tabii o tarz davranışları büyüdüğü zaman hala sergileyenler var, o da kendini büyütecek. O da kafasına bir şey atıyor mesela ben buradayım diye , o da büyüdüğün fark edecek. Halbuki biz çocuklarla inatlaşıyoruz. Çocuklar bizimle değil. O öyle ifade ediyor. Bir de şeye bakmaları alazım anne babaların da . ben bugün dediğin gibi akşam baktım diyorsun ya bugünkü rolüm de neler yaptım. Ne kadar çok hükümran olduklarının rolünü görseler. Sanki adeta hükmetmek için çocuğunu doğurmuş ç bir köpeğe o kadar komut verilmez. Köpek bilir ne yapacağını, değil çocuk yani. Gitme, gelmez. Dur. Duruyor zaten çocuk, dur diyor falan yani. Onlara bakmak lazım.

Esen: Evet, doğru.

Yasemin: Sağ ol, iyi ki geldin.

Esen: Teşekkür ederim.

Yasemin Conker
Yasemin Conker
iyioldum@gmail.com
Henüz yorum yok

Yorum Yazın