Söyleşiler: Kitap Okumakta Zorlanıyorum [Youtube]

Yasemin: Hoş geldin İlgi,

İlge: Hoş bulduk Yasemin Hanım

Yasemin: Nasılsın?

İlge: Teşekkür ederim,, takıntılarımla boğuşuyorum.

Yasemin: Öyle mi? Ne takıntın var mesela?

İlge: En çok aklıma gelen, bir sürü kitaba sahip oluşum ve onları hiç okumayışım. Binlerce kitabım var ve istifleme söz konusu ama elime aldığım zaman birkaç sayfa sonra sıkılıp, bırakıyorum.

Yasemin: Peki akıp giden kitap hiç mi olmuyor?

İlge: Çok nadir, senede bir tane.

Yasemin: Neye göre alıyorsun kitapları? Tavsiyeye göre mi, birinin tavsiyesi mi? Bir gazetede, köşede mi okuyorsun? Neye göre seçiyorsun?

İlge: Hem kişisel gelişim kitapları hem de edebiyat okuduğum için, Tolstoy gibi, Fransız edebiyatı gibi, Zizek gibi, psikiyatristler diyelim. E onları anlamakta zorlanıyorum. Aslında ilimini yaptık ama yine de zorlandığım konular var ama…

Yasemin: Ne okudun?

İlge: En son Amerikan Edebiyatı okudum.

Yasemin: Evet

İlge: Şu anda da üçüncü üniversiteye başladım.

Yasemin: Öyle mi?

İlge: Boğaziçi Üniversitesi Fizik, aftan yararlanıyorum ama o da psikoloji okumak için bir araç olarak kullanıyorum ama biliyorum ki seneye psikoloji okuyacağım zaman da kitap okumakta zorlanacağım.

Yasemin: Ama bu bir kayıt.

İlge: Hep yaşadığım için artık kayda geçti.

Yasemin: Peki bu kaydı Byron Katie sistemiyle çalışabilirsin. Biliyor musun o sistemi?

İlge: Bilmiyorum.

Yasemin: Yan onun aslında internette thework.com, web sitesi var. Oradan girdiğin zaman, senin İngilizcen var anladığım kadarıyla ama olmayalar için söyleyelim ama altta bayraklar var. Türk Bayrağı’na tıkladığınızda Türkçesi çıkıyor. Dört soru ve tersine çevirmek. Ana kalıpları. Ben okusam da anlamayacağım mesela, demin dediğin gibi. Okumayacağım dedin ya o bir cümle, ana kalıp cümle. Onu dört soru soruyorsun, üç tane tersine çevirip, üç tane somut örnek buluyorsun. Onu nasıl yaptığın bütün o sitede yazıyor. Kendi kitaplarında da yazıyor Byron KAtie’nin. O yöntemle ‘ben bunu yapamayacağım, şu şöyle olacak’ dediğimiz her şeyi çok kolay dönüştürebiliyoruz ve düşünce bizden gidiyor. Düşünce bizden gidince, hani ben bunu böyle düşünmeyeceğim demekle olmuyor ya, düşünce bizden gidince biz gerçekten onu artık yapabilir le geçebiliyoruz. Yani insan muazzam bir mekanizma. Yeter ki kendi kendini bozmasın ama biz kendi kendimizi boza boza devam ettiğimiz için arada durup derin nefes alıp verip, bazı yöntemlerle kendimizi düzeltmemiz gerekiyor, tamir etmemiz gerekiyor.

Şimdi senin okuyamamanın bir sebebi de büyük ihtimalle zihin dolu. Zihin dolu olunca içerde hani kırk tilki dolaşır, kırkının kuyruğu birbirine değmez derler ya, öyle olunca gerçekten konsantrasyon çok zayıflıyor ve konsantre olayım diye zorlamakta olmuyor. Daha doğrusu hiçbir şey kendimizi zorlamakla olmuyor. Yani o hani ne deniyor ona, sebat etmek de değil de, bir şey deniyor ona. İrade. İradeyi kullanmak kendimize aslında çok zorbaca davranmak. Evet belki onu kullanarak başarılı olan ve kendi o konuda bir şey elde edebilen var o dünyada ama gerek yok yan. Ok adar kendinizi zorlamanıza gerek yok. Halbuki benim kafamı neler meşgul ediyor diye bir kalem kağıt, bir defter edinirsen ve hepsini yazarsan, çünkü yazarken daha çok çıkıyor, farkında bile olmadığımız içerde dönen tilkiler başlıyor kağıda dökülmeye. Belki onuncu sayfada esas çok şeyler, kendinden gizlediklerin çıkıyor ve bol bol yaz. Tamam mı? Şimdi okumak değil, şimdi yazmak zamanı demek ki. Bol bol yaz. Sonra bu demin bahsettiğim bu Byron Katie yöntemiyle o düşünceleri tek tek dönüştür. Diyeceksin ki çok uzun sürecek, nasıl olacak?

Şimdi ilk başlarda belki biraz uzun sürecek, belki bir ay iki ay bununla uğraşacaksın ama sonra beyin, çok kolay o dönüştürme metodunu kavrıyor ve aklına olumsuz bir düşünce geldiğinde, hemen bu doğru mu, hemen sorgulamaya otomatik geçiyor, hemen yolluyor ve tık tık tık tık sanki yandaki tuğlaları birden yıkıyor. Bir tuğlayı devirdiğin zaman diğer tuğlaları yıkıyor ve berraklaşıyor zihnin. Ben yaşadım biliyorum.

İlge: Çok ilginç.

Yasemin: Ben üniversiteyi geçen sene bitirdim. Sosyolojiyi. Mimar Sinan’da. Ben de aftan yararlanıp girdim. Dört senede ve söylemesi ayıp 3,61 ortalamayla bitirdim.

İlge: Maşallah.

Yasemin: Çünkü hem okuduklarımı çok güzel anlıyordum, hem bir sürü okuyordum. Tahmin edersin sosyolojide neler neler okuduğumuzu, hem önceliğimi biliyordum, şeyi ne zaman yapacağım, ne kadar yapacağım ve su gibi okudum gerçekten. Onun yanı sıra da bir sürü , işte bu kitap o sırada çıktı, seminerler veriyordun, sosyal hayatım.. bir sürü şey de yapıyordum. Ayrıca zevk için de kitap okuyordum falan, oluyordu Eksiden hiç yapamazdım bunları. Kendi zihnimi temizlemeden önceki halim senin gibiydi. Hani arzu ediyordum ama kapasitem yok mudur nedir diye tıkanıktım, gitmiyordu, sonra açıldı.

İlge: Çok güzel

Yasemin: Kolay gelsin.

İlge: Teşekkür ederim.

Yasemin: Ben ederim, sağ ol.

Yasemin Conker
Yasemin Conker
iyioldum@gmail.com
Henüz yorum yok

Yorum Yazın