Söyleşiler: Parasızlık Ne İşinize Yarıyor? [Youtube]

Merhabalar,

Bugün Melda geldi bana soru sormaya ama tam çekime başlarken şöyle bir şey oldu, Umut ve Anıl arkadaşımız yapıyor çekimleri, Umut hazırlandı etti, sonra kamera hazır derken, kameranın ayağına ayağı takıldı, gülüştük. Sonra dedi ki, Anıl’la ikisi bir espriler yaptılar. Sonra ben dedim ki anıl, çalıştırsana Umut’u içsel, hani benim burada anlattığım şekilde. Gülüyor falan dedi 🙂

Aslında şunu anlatmak istiyorum. İki kişi, iki arkadaş başlarsanız veya çalışmaların ortasında bir yerde birbirinize rastlarsanız çok çok güzel oluyor, çünkü bana söyle olurdu, mesela bir arkadaşımla yaptığımda, o da aynı yolda yolculuk ederken, mesela ‘çok esti boğazım ağrıyacak’ dediğim zaman, o bana derdi ki ‘çok esti ondan mı ağrıyacak?’ hemen daha kolay yakalardım kendimi. ‘Haa bu benim düşünce kalıbım, ben buna inandığım için estiğinde boğazım ağrıyor’. Yoksa buna inanmayanlar, esiyor, her yerde duruyorlar, boğazları ağmıyor. Uyanırdım. Birbirimizi çok kolay uyandırırdık. O açıdan iki kişi iki kişi, eşler olabilir, arkadalar olabilir. Çalışmalar yaparlarsa daha hızlı yol alırlar diye düşünüyorum.

Yasemin: Evet Melda’cığım hoş geldin.

Melda: Hoşbulduk Yasemin’ciğim nasılsın?

Yasemin: Sağol, sen nasılsın?

Melda: Ben de iyiyim.

Yasemin: Ne iyi ettin de geldin…

Melda: Ben de teşekkür ederim beni davet ettiğin için, zevkle geldim.

Yasemin: Sağol. Sorun nedir?

Melda: Sorun şöyle; bu parasızlık benim ne işime yarıyor?

Yasemin: Aaa evet, kim bilir. Mesela ben şöyle bulmuştum kendimde. E tabii herkes kendinde bulacak. Nasıl bulacak? Gözünü kapatacak ve soruyu soracak; ‘Bu benim ne işime yarıyor?’ çünkü çok haklısın. Yarattığımız her şey ama her şey, biz işimize yaradığını zannettiğimiz için yani beynimizde bir katman – çünkü 6 katmanda çalışıyor diyor beyin Antonio Domasio, Portekizli bir beyin cerrahı ve çok güzel Yotube’da seminerleri var, 6 katmanda çalışıyor- birbirlerinden haberleri bile yok, bir katman işe yaradığını zannettiği bir şeyi yaratmaya başlıyor.

Mesela ben parasızlık çekerken şunu bulmuştum. Çocuklarımla o şekilde, -çocuklarım benim çünkü hiç para sıkıntısı çekmeyen, öyle karmik olarak onlar öyle bir babayla, öyle doğdular. Ben de tam tersi, para sıkıntısı çeken bir aileden geliyorum. Onlar benim çocuklarım olduğu halde öyle bir sıkıntıları yok. – Onlarla bağ oluşur zannedermişim, yani onların eli benim üstümde olur zannedermişim. Sonra içerden ben anladım ki, onların eli falan üstümde olmuyor, ben parasız kaldığımla kalıyorum. Benim zaten onlarla güzel bir bağım var, buna ihtiyacım yok. Bunları anladıktan sonra, gerçekten para akışım bana doğru para akışı değişmeye başladı ama bu tabii bir tane anladığım bir şeydi. ‘Yani ne işime yarıyor’daki çıkan bir şey. Çünkü her yarattığımız aslında bir paket. Böyle bir hediye paketi gibi düşün. Bir tarafını açıyoruz, bir tarafını açıyoruz, birkaç bir şeyini açtıktan sonra o paket dağılıyor bitiyor ve o deneyim  önümüzden kalkıyor.

Demin sen bir şey anlatmaya başladın kayıt bittikten sonra biz de bayıldık başlangıcına ve kestik ve tekrar kayda girdik. İstersen başını bir şöyle anlatıp tekrarla…

Melda: Senin videolarından birini izledim ve o izlemenin sonrasında kendi kendime bir çalışma yaptım. Son zamanlarda belki de toplumun genelinin yaşadığı bir problemdi bu. Ekonomik sıkıntılar yaşıyoruz. Ben de hayatımın uzun bir süresinde, evlendikten sonra son derece ekonomik olarak rahat bir şekilde geçirdim. Memur bir aileden geliyordum, hep kısıtlı imkanlarım varken eşimle birlikte çalıştık, çabaladık belirli bir aşamaya gelmiştik. Fakat son senelerde, bizim aramızda para problemleri olmaya başladı. Hem ikimizin arasında oldu ve hiç olmamıştı bugüne kadar. Çünkü biz kavramı vardı evimizde.

Bir anda babam vefat etti, oradan kalan parayla benim param, senin paran gibi bir konu oldu ve çalışmada şunu fark ettim; eşimin son zamanlarda çok sık iş seyahatleri, akşam yemekleri oluyordu ve o gözümün önüne geldi. Ben niye parayı uzaklaştırdım. Bizim evimizden neden para gitti diye düşünmeye başlamıştım ve şeyi gördüm, o günü net hatırladım, yatağımda hatta kendi tarafımda değil, eşimin tarafında uzanmıştım ve şöyle ağlıyordum ‘ bana söz vermiştin, babam öldükten sonra yanımda olacaktın, beni bırakmayacaktın, hep beni destekleyecektin, evet babam hastayken sana destek olamıyorum ama sonrasında olacağım. Bir de hep derlerdi, insanlar zengin olunca, ilk terk ettikleri yuvaları oluyor, acaba sen beni aldatıyor musun? Ya da başka bir şey mi var? Paran oldu, dışardaki insanlar daha mı cezbedici geliyor artık? E ben de yaşlandım, genç değilim, yaşım ilerliyor gibi düşünceler.

Ve sonrasında, döndüm ve o, bundan 2.5 yıl öndeki Melda’ya, dedim ki; ‘sen hayatının en zengin dönemlerinde bile eşin seninleydi, birlikte çok güzel şeyler yatınız, dünyayı beraber gezdiniz, insanlara dokununuz birlikte ve eşin hiçbir zaman seni sevdiğinin dışında bir yaklaşım göstermedi. Bu sadece senin aldığın öğretiler ve korkularınla alakalıydı. Bunu temizle ve eşinin ve kendinin de bolluk kapısını aç diye kendimi temizledim.

Yasemin: Ne güzel, ne güzel Melda’cığım. Kolay gelsin.

Melda: Sağol, teşekkür ederim. Bana emek verdiğin için. İnsanlara öğretmen için emek verdiğin için. Ben de senin yolunda ilerlemek istiyorum.

Yasemin: İnşallah, sağol. Yani ben şöyle bir şey hakikaten arzu ediyorum. Onu enerjiden seyreden de alıyordur diye düşünüyorum. Yani böyle bu yayılsın istiyorum. İnsanların kendi kendine faydası olabileceğini ve yöntem belirlerse aslında kolay olduğu, elektrik hızıyla yayılsın istiyorum. Başka bir derdim yok.

Melda: Gerçekten insanın doktoru kendisi, İyileştirecek olan da kendisi. Bundan başka türlüsü mümkün değil.

Yasemin: Aynen. Bir de şöyle de düşünüyorum; bazen mesela diyorum ki ya uğraşma, evrimle zaten herkes bunları bilecek, belli zaman sonra, yıllar sonra zaten herkes şu anlattıklarımızı çok şey bulacak, ‘ya ne diyorlar ki, zaten biliyoruz, havada bulut var denir mi mesela, var işte’ gibi olacak ama ben bir devrim, sıçrama gibi olsun, hani herkes daha hızlı öğrensin gibi bir derdim var.

Melda: Bir kişi için bile değer. Yüreğine sağlık. Çok teşekkürler

Yasemin: Sağol

Yasemin Conker
Yasemin Conker
iyioldum@gmail.com
Henüz yorum yok

Yorum Yazın