Söyleşiler: Herkes kendini iyileştirebilir. [Youtube] - Yasemin Conker
671
post-template-default,single,single-post,postid-671,single-format-video,woocommerce-no-js,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,columns-4,qode-theme-ver-16.7,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive

Söyleşiler: Herkes kendini iyileştirebilir. [Youtube]

Buket Şengül: Bugünkü sorum; kişisel gelişimciler ve bilgi kirliliği ile ilgili. Ortalıkta çok fazla kişisel gelişimci var, çok fazla bilgi kirliliği var. İyi Oldum yöntemini, senin yöntemini nasıl ayrıştırıyorsun diğerlerinden.

Yasemin Conker: Aslında kirlilik her anlamda var. Kişisel gelişim sahasında da kirlilik var, psikoloji sahasında da kirlilik var, bence psikiyatri sahasında da sadece ilaç var. Pir psikoterapi sahasında da çok uzun süren bir saha olduğu için biraz yararsızlık var. Yani aslında insanın en büyük sıkıntısı gerçekten kendi kendini bozması ve nasıl tamir edeceğini bilememesi. Her yerde sıkıntı var.

Şimdi tam bunu anlatırken ben şöyle bir şey oldu. Çok güzel bir örnek oldu. Onu anlatmam lazım.

Çekimi yapan Umut arkadaşımız çekimden önce demişti ki; mikrofonla ilgili bir sıkıntı yaşıyordu o sırada ve demişti ki “Küçük aksilikler olmazsa büyük bir aksilik var demektir” demişti. Bu bir zehir, işte bunun dönüşmesi lazım demiştim ve sonra kayda girmiştik. Tam ben sana anlatırken elektrikler kesildi. Ne yaptık? Umut’u aldık karşımıza.

Bu kalıp düşüncesini, işte kişisel gelişimciler bu kalıp düşünceyi dönüştürtüyorlarsa amenna. Ha yapamıyorlarsa da yapmasınlar hiçbir şey. Çünkü kalıp düşünce orada durduğu sürece, istediği kadar dans etsin, istediği kadar nefes tekniği yapsın, istediği kadar damdan atlasın fark etmiyor. Düşünce orada. Düşünce bizi yönetiyor. Düşünce direksiyonda.

Aldık Umut kardeşimizi karşımıza. Nedir dedik? Kalıp bu. Bunu nasıl dönüştürsün? Gözlerini kapattı, derin nefes aldı verdi.

Bu düşünce doğru mu? Önce ona baktı.
“Pek değil” dedi. Çünkü akıllı tabi. Genç ve dinamik bir insan, hemen “pek değil” dedi. Sonra “emin misin zaten?” dedim.
“Hayır hiç değil” dedi.
Peki buna inandığın zaman neler oluyor hayatında bu çekimler esnasında?
“Eh oluyor devamlı bir aksilikler” dedi.
“Buna hiç inanmasan nasıl bir Umut olurdun?” dedik.
O zaman baktı böyle “ooo çok rahat, hiç aksilik olmayan, yaşamayan.” Onu gördü, hissetti. Hissetti, şıp elektrikler geldi o sırada. Çünkü biz ne kadarsak dışarısı o kadar.
Tersine çevirdi; “Küçük aksilikler olduğunda büyük aksilik var demek değildir.” Buna da 3 tane somut örnek buldu. Gözünü açtı. Değişmiş bir kişi olarak şu anda elektriklerimizle devam ediyoruz hayatımıza.

Kişisel gelişimci veya psikolog veya koç, yaşam koçu diye ayırmaya bile gerek yok. Herkes kendi kendine bu kadar basit bir düşüncesini değiştirdiği zaman hayatı değişiyor. Yani benim ayrıştığım, kitabın ayrıştığı nokta burası olduğuna inanıyorum. Ben herkesin kendi kendini iyileştirebileceğini ve zaten bunun adaletli olduğuna inanıyorum. Adalet böyle bir şey.

İyileştirecek olanı çünkü bulamayabilirsin, paran olmayabilir ona verecek, vaktinde o kadar olmayabilir. Ne bileyim bir yerde sıkıştın, havaalanında sıkıştın o anda çözmen gerekir. Gözünü kapatıp “benim uçağım niye kalkmıyor”u bulduğun zaman uçak anonsu geliyor. O kadar örnek var ki sen değiştiğinde dışarısının değiştiğine dair.

Yasemin Conker
Yasemin Conker
iyioldum@gmail.com
Henüz yorum yok

Yorum Yazın